Ünite İlerlemesi
25 / 35
🟣 B1 — Orta Seviye

📌 Relative Clause nedir?

Relative clause (ilgi cümlesi), bir ismi açıklayan ya da tanımlayan yan cümleciktir. "Dün gördüğüm adam", "içinde oturduğum ev" gibi Türkçe sıfat tamlamalarının İngilizce karşılığıdır. Relative pronoun (ilgi zamiri) ile başlar.

İsim + who / which / that / whose / where / when + fiil / bilgi
👨 The man who called you is my brother. Seni arayan adam kardeşimdir.
📱 The phone that I lost was brand new. Kaybettiğim telefon sıfırdı.
🏠 The house where I grew up has been demolished. Büyüdüğüm ev yıkıldı.

🗂️ Relative Pronouns

who
Kişiler için
the woman who smiled
which
Nesneler / hayvanlar için
the book which I read
that
Kişi ve nesneler için
(defining'de who/which yerine)
the car that I bought
whose
Sahiplik için
(kişi veya nesne)
the girl whose bag was stolen
where
Yer için
the city where I was born
when
Zaman için
the day when we met

🔍 Defining vs Non-defining

🔵 DEFINING — Tanımlayan
Virgülsüz
Hangi kişi/nesne olduğunu belirtir.
Çıkarılırsa anlam bozulur.
that kullanılabilir.
The student who passed the exam got a prize.
(hangi öğrenci? — sınavı geçen)
🟣 NON-DEFINING — Ekstra Bilgi
Virgüllü
Zaten bilinen birini/şeyi açıklar.
Çıkarılsa da anlam bozulmaz.
that kullanılamaz!
My brother, who lives in London, called me.
(kardeşim zaten belli — Londra'da yaşayan)
💡 Kolay test: Relative clause'u cümleden çıkar. Anlam bozuluyorsa defining (virgülsüz), bozulmuyorsa non-defining (virgüllü).

🔄 İki Cümleyi Birleştirmek

Relative clause ile iki ayrı cümleyi tek cümleye bağlayabiliriz.

I have a friend. + She speaks five languages.
I have a friend who speaks five languages.
The film was amazing. + We watched it last night.
The film that / which we watched last night was amazing.
I know a girl. + Her father is a famous chef.
I know a girl whose father is a famous chef.
This is the café. + We had our first date there.
This is the café where we had our first date.

📋 that Kullanım Tablosu

That her zaman who/which yerine geçemez — kurallara dikkat!

Durum who which that
Defining — kişi
Defining — nesne
Non-defining — kişi ✘ (yasak!)
Non-defining — nesne ✘ (yasak!)
Edat sonrası
⚠️ Non-defining'de that kullanılamaz!
My car, which is red, was stolen.
My car, that is red, was stolen.

✂️ Relative Pronoun Düşürme

Relative pronoun cümlede nesne görevi yapıyorsa (yani ardından başka bir özne geliyorsa) düşürülebilir. Özne görevi yapıyorsa düşürülemez.

✂️ The book (that) I read was brilliant. Okuduğum kitap harikaydı. (that = nesne → düşürülebilir)
🚫 The man who called me was angry. Beni arayan adam kızgındı. (who = özne → düşürülemez)
✂️ The film (which) we saw last night was great. Dün gece izlediğimiz film harikaydı. (which = nesne → düşürülebilir)

⚠️ Yaygın Hatalar

❌ YANLIŞ

The man which I met was kind.
The car who I bought is fast.
My sister, that lives in Paris, …
The girl who her bag was stolen …

✅ DOĞRU

The man who I met was kind.
The car that / which I bought is fast.
My sister, who lives in Paris, …
The girl whose bag was stolen …

⚠️ Çift özne tuzağı: Relative clause içinde zamiri tekrar kullanmak Türkçe etkisiyle yapılan yaygın hatadır.
The man who he called me…
The man who called me…
🔗
Bir Sonraki Adım: Relative Clauses'u öğrendiniz! Şimdi Conditionals ile şart cümlelerini öğrenin veya Conjunctions & Connectors ile bağlaçları pekiştirin.

✏️ Küçük Test

The woman ___ lives next door is a doctor.
Yan kapıda oturan kadın doktordur.
This is the village ___ my grandparents were born.
Bu, büyükanneannemin ve büyükbabamın doğduğu köy.
I have a colleague ___ husband is a famous architect.
Kocası ünlü bir mimar olan bir iş arkadaşım var.
My father, ___ is 65 years old, still goes jogging every day.
65 yaşındaki babam hâlâ her gün koşuya gidiyor. (non-defining)
The laptop ___ I bought last week is already broken.
Geçen hafta aldığım laptop zaten bozuldu. (nesne — iki seçenek doğru)
2019 was the year ___ everything changed for us.
2019, bizim için her şeyin değiştiği yıldı.
The novel ___ she recommended was absolutely fascinating.
Onun tavsiye ettiği roman kesinlikle büyüleyiciydi. (that düşürülebilir mi?)
The scientist ___ research changed medicine won the Nobel Prize.
Araştırmaları tıbbı değiştiren bilim insanı Nobel Ödülü'nü kazandı.