💡
Phrasal Verb Nedir? Bir fiil (verb) ile bir ya da iki parçacık (preposition veya adverb) birleşerek oluşan ve orijinal fiilden tamamen farklı anlam taşıyan ifadelerdir. Örnek: "give" = vermek, ama "give up" = vazgeçmek!

📌 Phrasal Verbs Neden Önemli?

Günlük Konuşmada Çok Sık Kullanılır!

İngilizce'de günlük konuşmalarda phrasal verbs çok yaygındır. Anadili İngilizce olanlar sürekli kullanır. Formal yazılarda daha az, günlük konuşmada daha çoktur.

😴
Wake up at 7 AM. Saat 7'de uyan. → "wake" = uyanmak, "wake up" = uyanmak (daha yaygın)
🔍
I need to look for my keys. Anahtarlarımı aramam lazım. → "look for" = aramak (search yerine günlük dilde)
🚪
Please turn off the lights. Lütfen ışıkları kapat. → Günlük hayatta sürekli kullanılır
⚠️ ÖNEMLİ:

Phrasal verb'ün anlamını parçalarından TAHMİN EDEMEZSINIZ!
• "look" = bakmak, "after" = sonra → AMA "look after" = bakmak (ilgilenmek)
• "give" = vermek, "up" = yukarı → AMA "give up" = vazgeçmek
Bu yüzden ezberlenmesi gerekir!

🔀 Separable vs Inseparable Phrasal Verbs

1️⃣ Separable (Ayrılabilir) Phrasal Verbs

Bu tür phrasal verbs'te fiil ile parçacık arasına nesne (object) girebilir. Yani aralarına kelime koyabilirsiniz.

✅ İKİSİ DE DOĞRU

Turn off the TV.
Turn the TV off.

→ "the TV" ortaya girebilir

⚠️ ZAMIR İLE ZORUNLU AYRI

❌ Turn off it.
Turn it off.

→ Zamir (it, him, her, them) kullanılırsa MUTLAKA ayrılır!

Yaygın Separable Phrasal Verbs:

💡
Turn on the light / Turn the light on / Turn it on Işığı aç
🔇
Turn off the TV / Turn the TV off / Turn it off TV'yi kapat
👕
Put on your shoes / Put your shoes on / Put them on Ayakkabılarını giy
👔
Take off your jacket / Take your jacket off / Take it off Ceketini çıkar

2️⃣ Inseparable (Ayrılamaz) Phrasal Verbs

Bu tür phrasal verbs'te fiil ile parçacık AYRILAMAZ. Aralarına nesne giremez, hep yan yana kalırlar.

⚠️ KURAL:

Nesne (object) MUTLAKA phrasal verb'ün SONRASINA gelir!
✅ Look after the baby.
❌ Look the baby after. (YANLIŞ!)

Yaygın Inseparable Phrasal Verbs:

👶
✅ Look after the baby / Look after it Bebeğe bak (ilgilen) ❌ Look the baby after (YANLIŞ!)
🔍
✅ Look for my keys / Look for them Anahtarlarımı ara ❌ Look my keys for (YANLIŞ!)
👥
✅ Run into an old friend / Run into him Eski bir arkadaşa rastlamak ❌ Run an old friend into (YANLIŞ!)

⭐ En Sık Kullanılan Phrasal Verbs

Bu listeyi ezberlemek çok önemlidir! Günlük hayatta sürekli kullanılır.

🔵 GET ile Phrasal Verbs

get up
→ kalkmak, ayağa kalkmak
I get up at 7 AM every day. (Her gün saat 7'de kalkarım)
get on
→ (araç/ata) binmek
Get on the bus. (Otobüse bin)
get off
→ (araçtan) inmek
Get off at the next stop. (Bir sonraki durakta in)
get in / get into
→ (arabaya) binmek, içeri girmek
Get in the car. (Arabaya bin)
get out / get out of
→ (arabadan) inmek, dışarı çıkmak
Get out of the car. (Arabadan in)
get along (with)
→ (biriyle) geçinmek, anlaşmak
I get along with my colleagues. (Meslektaşlarımla geçinirim)
get over
→ (hastalık/üzüntü) atlatmak
She got over the flu. (Gribi atlattı)

👀 LOOK ile Phrasal Verbs

look for
→ aramak
I'm looking for my phone. (Telefonumu arıyorum)
look after
→ (birine) bakmak, ilgilenmek
She looks after her grandma. (Büyükannesine bakıyor)
look forward to
→ sabırsızlıkla beklemek, dört gözle beklemek
I'm looking forward to the weekend. (Haftasonunu dört gözle bekliyorum)
look up
→ (sözlükte) aramak, bakmak
Look up the word in the dictionary. (Kelimeyi sözlükte ara)
look out
→ dikkat etmek
Look out! There's a car! (Dikkat et! Araba var!)

🔄 TURN ile Phrasal Verbs

turn on
→ (elektrikli cihaz) açmak
Turn on the TV. (TV'yi aç)
turn off
→ (elektrikli cihaz) kapatmak
Turn off the lights. (Işıkları kapat)
turn up
→ (ses/ısı) açmak, yükseltmek
Turn up the volume. (Sesi aç)
turn down
→ (ses/ısı) kısmak, alçaltmak / reddetmek
Turn down the music. (Müziği kıs) / He turned down the job offer. (İş teklifini reddetti)

✋ TAKE ile Phrasal Verbs

take off
→ (giysi) çıkarmak / (uçak) havalanmak
Take off your shoes. (Ayakkabılarını çıkar) / The plane took off. (Uçak havalandı)
take on
→ (sorumluluk) üstlenmek
She took on a new project. (Yeni bir proje üstlendi)
take out
→ dışarı çıkarmak
Take out the trash. (Çöpü dışarı çıkar)
take care of
→ (birine/bir şeye) bakmak, ilgilenmek
I take care of my plants. (Bitkilerime bakarım)

🎁 GIVE ile Phrasal Verbs

give up
→ vazgeçmek, bırakmak
Don't give up! (Vazgeçme!) / I gave up smoking. (Sigarayı bıraktım)
give back
→ geri vermek
Give back my pen. (Kalemimi geri ver)
give away
→ (bedavaya) vermek, bağışlamak
I gave away my old clothes. (Eski kıyafetlerimi bağışladım)

📍 PUT ile Phrasal Verbs

put on
→ (giysi) giymek
Put on your coat. (Montunu giy)
put off
→ ertelemek
Don't put off your homework. (Ödevini erteleme)
put up with
→ (bir şeye) katlanmak, tahammül etmek
I can't put up with the noise. (Gürültüye tahammül edemiyorum)

🌟 Diğer Çok Önemli Phrasal Verbs

find out
→ öğrenmek, keşfetmek
I found out the truth. (Gerçeği öğrendim)
pick up
→ yerden almak / (arabayla) almak
Pick up your toys. (Oyuncaklarını topla) / I'll pick you up at 5. (Seni saat 5'te alacağım)
work out
→ spor yapmak / (sorun) çözmek
I work out every day. (Her gün spor yaparım) / Things will work out. (Her şey çözülecek)
show up
→ (bir yere) gelmek, ortaya çıkmak
He didn't show up to the meeting. (Toplantıya gelmedi)
break down
→ (araba/makine) bozulmak
My car broke down. (Arabam bozuldu)
carry on
→ devam etmek
Carry on with your work. (İşine devam et)
run out (of)
→ (bir şey) bitmek, tükenmek
We ran out of milk. (Sütümüz bitti)
come across
→ (tesadüfen) rastlamak
I came across an old photo. (Eski bir fotoğrafa rastladım)
go on
→ devam etmek, sürmek
The meeting went on for hours. (Toplantı saatlerce sürdü)

✍️ Mini Quiz

Doğru phrasal verb'ü seçin:

I ___ at 7 AM every day.
Her gün saat 7'de kalkarım.
Please ___ the lights.
Lütfen ışıkları kapat.
She ___ her grandmother.
Büyükannesine bakıyor.
Don't ___! You can do it!
Vazgeçme! Yapabilirsin!
___ your shoes before entering.
İçeri girmeden önce ayakkabılarını çıkar.
I'm ___ my keys.
Anahtarlarımı arıyorum.
We ___ milk. We need to buy some.
Sütümüz bitti. Almamız lazım.
I ___ an old friend yesterday.
Dün eski bir arkadaşa rastladım.
🔗
İlgili Konular: Prepositions, Verbs, Irregular Verbs