📘 A2-B1 Seviyesi

🔵 IN (Sınırların İçi / Kapalı Alanlar)

Bir şeyin kelimenin tam anlamıyla "içinde" olduğunu veya sınırları belli olan geniş bir alanın (şehir, ülke, bölge) kapsama alanında bulunduğunu belirtmek için kullanırız.

  • Ülkeler, Şehirler, Mahalleler: in Turkey, in Istanbul, in Kadıköy
  • Kapalı Kutular ve Odalar: in a box, in my pocket, in the kitchen
  • Su, Deniz, Sıvı içi: in the water, in the sea, in the swimming pool
  • Gazete, Kitap, Fotoğraf: in the picture, in the book, in the newspaper
🐾
Diego is sleeping in his box. Diego kutusunun içinde uyuyor. (Kapalı alan)
👥
There are 50-60 people in the room. Odada 50-60 kişi var. (Duvarlarla çevrili sınırların içi)
🖼️
Who is the man in this photo? Bu fotoğraftaki adam kim? (Görsel bir çerçevenin içi)

🟣 ON (Yüzey Teması / Hat Üzeri)

Bir şey bir zemine (masa, duvar, zemin) temas ediyorsa veya bir çizgi/hat boyunca (sokak, sahil, nehir) yer alıyorsa kullanılır. Ayrıca katları ve teknolojik platformları ifade eder.

  • Fiziksel Yüzeyler: on the table, on the wall, on the ceiling (tavan)
  • Sokaklar ve Yollar: on Oxford Street, on the highway
  • Bina Katları: on the first floor, on the ground floor
  • Adalar ve Kıyılar: on an island, on the beach, on the coast
  • Dijital Platformlar: on the internet, on a website, on my phone
🕷️
There is a spider on the wall. Duvarda bir örümcek var. (Duvarın yüzeyinde)
🏢
My office is on the second floor. Ofisim ikinci katta. (Bir zemin yüzeyi)
📱
I read this news on a website. Bu haberi bir web sitesinde okudum. (Dijital yüzey)

🟠 AT (Belirli Noktalar ve Etkinlikler)

Haritada işaretleyebileceğiniz kesin bir nokta, tam kapı numarası veren bir adres veya bir etkinlik/kurum bildirirken kullanılır. Binanın içine değil, oradaki amaca odaklanır.

  • Kesin Noktalar: at the door, at the bus stop, at the traffic lights
  • Tam Adresler: at 10 İstiklal Avenue (Sadece sokak adı olsaydı "On" olurdu!)
  • Kurumlar: at school, at university, at work, at the hospital
  • Etkinlikler: at a party, at a concert, at a match
We are at the Fenerbahçe match. Fenerbahçe maçındayız. (Bir etkinlik konumu)
🚦
Turn right at the traffic lights. Trafik ışıklarında sağa dön. (Kesin bir nokta)
📬
He lives at 45 Baker Street. Baker Sokağı 45 numarada yaşıyor. (Kapı numarası = Tam adres)

⚖️ İleri Seviye: İnce Nüanslar

Aşağıdaki durumlar İngilizcede hep karıştırılır. Farkı tamamen sizin ne demek istediğinizde gizlidir.

🔵 IN the hospital vs AT the hospital

In the hospital: Hasta olarak hastanede yatıyorsunuz demektir.
"John is in the hospital. He had surgery."

At the hospital: Ziyaretçi olarak veya çalışmak için o konumda bulunuyorsunuz demektir.
"I am at the hospital to visit John."

🟠 ON the desk vs AT the desk

On the desk: Bir eşyanın masanın yüzeyinde durmasıdır.
"The files are on the desk."

At the desk: Bir kişinin masaya/sıraya oturmuş, iş yapıyor olmasıdır.
"She is sitting at her desk working."

🟣 IN the corner vs AT the corner

In the corner: Bir odanın veya kapalı alanın köşesidir.
"The TV is in the corner of the room." (Odanın köşesinde)

At / On the corner: İki sokağın kesiştiği dış köşe noktasıdır.
"The bank is at the corner of the street." (Sokağın köşesinde)

✏️ Öğrendiklerimizi Test Edelim

I usually buy my clothes ___ a website.
Kıyafetlerimi genellikle bir web sitesinden alırım. (Dijital ortam)
There is a little dog waiting ___ the bus stop.
Otobüs durağında bekleyen küçük bir köpek var. (Belirli bir nokta)
Please put the plates ___ the kitchen table.
Lütfen tabakları mutfak masasına koy. (Bir yüzey)
My brother is sitting ___ his computer desk, playing games.
Kardeşim bilgisayar masasında (oturmuş) oyun oynuyor.
It's so hot today. Let's swim ___ the pool.
Bugün çok sıcak. Havuzda yüzelim. (Suyun / Kapalı alanın içi)
The company's main office is ___ 22 Oxford Street.
Şirketin ana ofisi Oxford Caddesi numara 22'dedir. (Tam kapı numaralı adres)